özgür suriye ordusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özgür suriye ordusu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2013 Cumartesi

Reyhanlı saldırısını El Kaide üstlendi

akp'nin gerçek yüzü, büyük israil projesi, cia, el kaide terör örgütü, gerçek yüzü, kripto Yahudiler, mossad, muhalifler, özgür suriye ordusu, reyhanlı saldırısı, suriye sorunu
                                                      Reyhanlı saldırısını El Kaide üstlendi

Suriye'deki sözde muhalif, özde teröristlerin, el Kaide bağlantılı ve en önemli örgütü Irak ve Levant İslam Devleti (ISIL), Reyhanlı saldırısını üstlenirken AKP hükümetini, Bab'ul Hava ve Bab'ul Selam sınır kapılarını açmaması halinde intihar saldırıları düzenlemekle tehdit etti. Söz konusu örgütün 3 yıldır AKP hükümeti tarafından desteklendiği biliniyor.

Breakingnews'in yayınladığı bildiride "Aslanlarımız İslam toprakları üzerindeki Türk devletine iyilik mesajını iletmek ve burayı kafirlerden temizlemek için hazırlar" ifadeleri yer alırken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da sınır kapılarını açması için gelecek pazartesiye kadar süre veriliyor. Son olarak açıklamada Reyhanlı ile Bab el-Hava bombalamaları da ISIL tarafından üstlenildi ve AKP hükümetinin çıkarlarını hedefleyen intihar saldırılarının Ankara ve İstanbul'u da vuracağı uyarısı yapıldı.

11 Mayıs 2013'de Reyhanlı / Hatay'da düzenlenen iki ayrı bombalı terör saldırısında 52 kişi ölmüş, 146 kişi yaralanmıştı. AKP hükümeti gizlediği gerçek ölü sayısının meydana çıkmaması için ölü sayısı vermiş ama ölülerin isimlerini bir türlü açıklayamamıştı. Görgü şahitlerinin ve sağlık görevlilerinin sosyal medya üzerinden paylaştığı ilk bilgilere göre en az 200 kişi ölmüştü ve yaralılar sayılamayacak kadar çoktu. Tam bir tiyatro çevrilmiş, gerçekler milletten gizlenmiş, devlet milletine yalan söylemiş ve hedef saptırılmıştı. Bakanlar tarafından bile gerçek dışı beyanlarda bulunulmuş, basın sansürlenmiş, gazeteciler korkutulup susturulmuş ve yandaş basın da olanca gücü ile AKP'nin menfaatleri doğrultusunda haberler yapmışlardı. O kadar ki, o bölgedeki onlarca kameranın hepsinin de bozuk olduğu iddia edilebilmişti. Sürekli oralarda olan ve Suriye'den mülteci oldukları iddiası bölgeye getirilen seyyar satıcıların o gün o bölgede olmayışı bile araştırılmamıştı. El Kaide bağlantılı ve saldırıları üstlenen örgütün bu itirafı, olay anından beri bilinen ama hükümet tarafından gizlenen gerçekleri gözler önüne serdi. Bir kez daha iyice meydana çıktı ki, logosunda bile Yahudilerin kutsal sembolü yedi kollu şamdan (menora) bulunan Ak Parti, tamamen, Büyük İsrail Projesine giden yolda, Türkiye'nin ve bölgenin Batı ve İsrail menfaatine yeniden düzenlenmesi maksadı ile içimizdeki kripto Yahudiler ve Sabetayistler tarafından CIA ve MOSSAD kontrolünde kuruldu.

İşte o bildiri:

Suriye'de katliam yapan el Kaide örgütüne kimyasal silahı MİT mi verdi?

akp'nin gerçek yüzü, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), el kaide terör örgütü, el nusra, kim yaptı, kimyasal saldırı, kimyasal silahlar, mit, özgür suriye ordusu, suriye sorunu

Suriye’de PKK'ya yakınlığıyla bilinen ve geçtiğimiz günlerde lideri Salih Müslim'in Türkiye'ye gelerek AKP'li yetkililerle görüştüğü PYD, Türkiye’nin el-Kaide bağlantılı gruplara kimyasal silah desteğinde bulunduğunu iddia etti.
PYD’nin resmi yayın organı Pydrojava’nın haberine göre Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi, Nusra Cephesi ile Türkiye istihbaratının ittifak yaptığına dair bir belge yayımladı.
Yakın Doğu Haber'in çevirdiği belgede MİT ile El-Kaide bağlantılı gruplar arasında ittifak yapıldığı öne sürülüyor.Belgede Türkiye’nin Nusra Cephesi’ne Suriye'de kullanılmak üzere kimyasal silah desteğinde bulunacağı belirtiliyor 
Yakın Doğu Haber'in çevirdiği belgeye göre geçen nisan ayının sonlarında Gaziantep'te, Türkiye istihbaratı, Nusra cephesi, Suriye Ulusal Koalisyonu ve Özgür Suriye Ordusu’ndan liderlerin bulunduğu bir toplantı yapıldı ve toplantıda Türkiye istihbaratı Nusra cephesine, orta-ağır silahlar ve uçaksavar füzeleri vererek yardımda bulunmayı taahhüt etti.
Nusra Cephesi’nin Suriye'de kullanmak üzere Türkiye istihbaratından kimyasal silah desteği garantisi aldığının iddia edildiği belgede El Nusra’nın bu silahı, Özgür Suriye Ordusuna bağlı İslam Tugayı ile işbirliği içinde kullanmak üzere alacağı belirtiliyor.
Belgede ''Nusra Cephesi Şeriat Komitesi, rejimi devirmek adına, kimyasal silah dahil her türlü aracın kullanılabileceğini belirtir'' ifadesi yer alıyor. Nusra Cephesi bu hususta İslam Hukuku ilkelerine dayandığını söylüyor.
Belgede ayrıca Gaziantep’te bir araya gelen bu tarafların ''Suriye krizinin silah ve güçten başka çözümü yoktur'' ifadesini kullandığı yer alıyor.
İşte o belge:



10 Eylül 2013 Salı

Bu filim Amerikan İstihbaratının yapımı; Suriye'de Guta kimyasal saldırısı

abd, akp'nin gerçek yüzü, beşar esad, büyük israil projesi, cia, fransa, ingiltere, israil, kimyasal saldırı, MI6, muhalifler, özgür suriye ordusu, Projesi (BOP), suriye sorunu, thieerry meyssan



Voltairenet.org'dan Thieerry Meyssan bu analizinde Suriye'deki kimyasal saldırı hakkındaki resmi anlatıyı sorguluyor...


Batı Rasyonalitesi

Voltairenet.org

Thierry Meyssan

Sizler Tonkin Körfezi hadisesini ve Vietnam Savaşını, Kuveyt kuluçka makinelerini ve Birinci Körfez Savaşını, Racak katliamını ve Kosova Savaşını, Irak'ın kitle imha silahlarını ve İkinci Körfez Savaşını, Bingazi'ye yapılan tehditleri ve Libya savaşını sevdiniz mi? Öyleyse Guta'da sivillerin gazla öldürülmesine ve Suriye'nin bombalanmasına bayılacaksınız...

Beyaz Saray tarafından yayınlanan bir bildiride, ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, 21 Ağustos 2013 tarihinde Şam'ın banliyölerinde bir düzine yere düzenlenen büyük bir kimyasal silah saldırıda 1429 kişinin öldüğünü söyledi.

Fransız istihbarat servisleri, istihbarat koordinatörü Alain Zebulun'ın gizli notlarına göre, olay mahallinde araştırma yapıp kurban sayısını teşhis imkânı bulamadılar. Bununla birlikte videolarda yaklaşık 281 kurban gördüler, Fransız “sivil toplum” organizasyonu Sınır Tanımayan Doktorlar ise hastanelerde 355 kişi saymışlar.

Müttefik servislerin tümü videolara atıf yapıyor. Amerikalılar YouTube'da 100 video toplamışken Fransızların elinde sadece 47 tane var. Washington ve Paris bu videoların hepsini gerçek kabul ediyor. Bununla birlikte, bunların bir kısmı Şam saatiyle sabah saat 7'de yayınlanmış (bu durum videoların, merkezi Kaliforniya'da olan YouTube'da niçin 20 Ağustos şeklinde tarihlendirildiklerini gösteriyor), fakat neredeyse gün ortası güneşi, görüntülerin çok önceden kameraya alındığını gösteriyor.

Bütün gözlemciler kurbanlar arasındaki çocukların sayısının yüksekliğine dikkat çektiler. ABD 426 çocuk saymış, yani kurbanların üçte birinden fazlası. Fakat ne Amerikalı ne de Fransız meslektaşlarından olan başka gözlemciler, kurbanların neredeyse tamamının aynı yaşta olduğunu ve başlarında kendilerine ağlayan ailelerinden kimsenin olmayışını keşfederek oyunbozanlık yapmış oldular. Ve garip olan şey gazın çocuklarla birlikte yetişkinleri de öldürmesi gerekirken, kadınların hepsinin kurtulmuş olması.

Uydu kanallarının kurbanların resimlerini yaygın bir şekilde göstermesi Lazkiye yakınlarındaki Alevi ailelerin iki hafta önce “isyancılar” tarafından kaçıırlmış çocuklarını tanımalarına imkân sağlamış. Bunların tanınması çok uzun sürdü zira ABD, Birleşik Krallık ve Fransa'nın müttefiklerince devlete sadık köylerde (toplu mezarlarında binden fazla sivil cesedin bulunduğu) gerçekleştirilen bu katliamdan kurtulanların sayısı çok azmış.

Amerikalılar, İngilizler ve Fransızlar kurbanların sarin ya da sarin içeren bir gazla öldürüldüklerinde ittifak ediyorlar. Bulgularını, kendi servislerince toplanan örnekleri inceleyen labaratuvarlarındaki analizlere dayandırıyorlar. Bununla birlikte, kendi delillerini toplamak için olay mahalline gelen BM müfettişleri yaklaşık on gün içinde sonuçlarını açıklayacaklar. Gerçekte Amerikalı, İngiliz ve Fransızlar tarafından yapılan analizler dünyanın bilimsel toplumu için tanıdık değil, zira bunlar doku örneklerinin incelenmesi için çok daha uzun bir süreye ihtiyaç duyuyorlar.

Çocukların kimyasal zehirlenme sonucu öldürüldüğü açıksa da hepsinin gaza maruz kalıp kalmadığı kesin değil. Videolardaki ölümler esnasında beyaz bir köpük gözüküyor, fakat sarinin sarı kusmuğa neden olduğu biliniyor.

Üç Batılı güç de bu olaydaki sorumluluğu değişik oranlarda Suriye Arap Ordusuna nispet etmede uzlaştı. ABD Ulusal İstihbarat Direktörü, servislerinin Suriye ordusunun son dört gün içinde kimyasallarla uğraştıklarını gözlediklerini söylüyor. Birleşik Krallık İstihbarat Komitesi Başkanı Jon Dray de bunun Suriye ordusunun ilk girişimi olmadığını söylüyor ve 2012'den itibaren 14 kez gaz kullandığı teminatını veriyor.

ABD, İngiltere ve Fransız istihbarat servislerinin bu bulguları, dinlemeye takılmış bir telefon konuşmasıyla destekleniyor. Bu anlatıya göre, üst düzey bir Suriye savunma yetkilisi katliam hakkında konuşmak için kimyasal silah biriminin başını panik halinde aramış. Fakat bu dinleme operasyonunu Amerikalılar, İngilizler ya da Fransızlar değil de Mossad'ın Birim 8200 isimli departmanı yapmış.

Özetle, ABD, İngiltere ve Fransız servisleri Suriye Arap Ordusunun sayısı belirsiz sivili gazla zehirlediğine %100 eminler.

1.Fakat bunun için kadınları etkilemeyen özel bir çeşit sarin kullanmış olmaları gerekiyor.
2.ABD, dört gün boyunca cinayet için hazırlık yaptıklarını görmüş ama müdahale etmemiş.

''Sarin Gazını Hollanda'dan ben getirdim ''


akp'nin gerçek yüzü, büyük israil projesi, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, mossad, özgür suriye ordusu, suriye sorunu, turgay yaşar

Türkiyeli Militan'dan Tüyler Ürperten İtiraf ''Sarin Gazını Hollanda'dan ben getirdim ''


Yakalanan Turgay Yaşar itiraf etti ''Sarin gazını biz getirdik, Lazkiye bölgesinde kullanmak için hazırlık yapıyorduk ''

Hollanda pasaportu taşıyan, Konya/Kırkpınar’lı Turgay Yaşar, Suriye Lazkiye kırsalında yakalandı!

CIA'ya Esad'ı indirin talimatı! Bu güne kadar gizlice yaptıklarını bu gün resmen kabul ediyorlar

büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, özgür suriye ordusu, slider, suriye sorunu

CIA'ya Esad'ı indirin talimatı! Bu güne kadar gizlice yaptıklarını bu gün resmen emir ediyorlar. Bir türlü hedeflerine varamıyorlar. BOP'u yada Büyük İsrail'i bir türlü kuramıyorlar

Bu yapılanlar uluslar arası hukuka ve BM tüzüğüne aykırı. Tamamen ABD sömürgeciliği...

Ne ABD'nin böyle bir hakkı var nede AKP hükümetinin bu emirlere itaat etme lüksü var.
Suriye halkı kimsenin umurunda değil, hedef ABD'yi kurtarmak ve Büyük İsrail'i kurmak...
***

Obama’nın, CIA ve ABD’nin diğer istihbarat birimlerine, Esad’ı devirmeye çalışan muhaliflere destek yetkisi veren emri imzaladığı ortaya çıktı. Emir bu faaliyetlerin Adana’da merkezinde koordine edilmesini öngörüyor

ABD Başkanı Barack Obama’nın, CIA ve ABD’nin diğer istihbarat birimlerine, Beşar Esad’ı devirmeye çalışan Suriyeli muhaliflere destek yetkisi veren başkanlık emrini bu yıl içinde imzaladığı belirlendi. İngiliz haber ajansı Reuters’ın özel haberine göre; aynı başkanlık emri bu faaliyetlerin Adana’daki komuta merkezinde koordine edilmesini öngörüyor.

Merkez İncirlik

E, hani, Nusayri ESAD'a karşı bir Sünni direnişi vardı?

akp'nin gerçek yüzü, büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, el kaide terör örgütü, mossad, özgür suriye ordusu, Selefilik - Vehhabilik, slider, suriye sorunu


Hep söyledik ama dinletemedik. Hani sünniydiler?

Suriye'de ESAD diktatörüne karşı çatışanların doğru düzgün kimseler olmadıklarını...
İdaresini Vehhabi Suud kraliyet ailesinin yaptığı Selefiler ve Vehhabiler olduklarını...
İçlerinde sünni olanların yok denecek kadar az olduklarını...
Türkiye'de Adana İncirlik ABD üssü ve mülteci kampı kılığındaki terör kamplarında eğitim aldıklarını...
Bunlara eğitimi İngiliz SAT komandoları, İsrail ordusu subayları ve MİT içindeki derin İsrail'in verdiğini...
Suud, Katar ve Ürdün'ün idarecilerinin de aynı Türkiye'nin idarecileri gibi Siyonizmin emrinde olduklarını...
El Kaide denen örgütün daha kuruluşundan itibaren bir CIA projesi olduğunu...
Usame bin Ladin'in 11 Eylül saldırılarından bir gün önce Amerikan hastanesinde diyalize girdiğini ve CIA'in üst düzey yetkilileri ile görüşüp onlar tarafından korunduğunu...
Suriye'nin BOP yada BİP (Büyük İsrail Projesi)in bir ayağı olduğunu....
Sırada İran ve Türkiye'nin olduğunu...

 ARTIK SAMİMİ HER MÜSLÜMAN ACI DA OLSA KABULLENMELİ...

Vehhabilik, ingilizlerin kurduğu sapık bir mezheptir. Selefilik ise Vehhabiliğin kamufle adıdır. Vehhabiler kendilerini "selefiyiz" diye gizlerler. Vehhabilerin itikadlarında küfre varan bozulmalar vardır. O inançları ile bırakın şehid olmayı imanlı göçmeyi bile başaramazlar.

Hani el Kaide terör örgütüydü?

akp'nin gerçek yüzü, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, el kaide terör örgütü, mossad, özgür suriye ordusu, slider, suriye sorunu


Hani el Kaide terör örgütüydü?

- Hani bunlar ABD'de ikiz kuleleri vurmuşlardı?
- Hani bunlar İstanbul'da sinagogları ve HSBC'yi vurmuşlardı?
- Hani bunlar hem devletimizin hem hukukçularımızın, hem basınımızın gözünde cani ve teröristlerdi?


Peki ne değişti de biz bunlarla can ciğer kuzu sarması olduk?

Türkiye ''Muhalifler'' denilen teröristler için gizli üs kurdu mu?

büyük israil, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), cia, mossad, özgür suriye ordusu, slider, suriye sorunu

TÜRKİYE HALKININ, İSLAMİ GÖSTERİLEN BİR LİDER VE PARTİSİ ELİ İLE ALDATILIP, HAÇLI SEFERLERİ YAPAN VE BÜYÜK İSRAİL KURMAK İSTEYEN GÜÇLERE DEVLET VE MİLLET OLARAK TAŞERON YAPILMASI KABUL EDİLEMEZ.
Buna tek kelime ile ihanet denilir. Buna sebep olan hükümet ve hükümet mensupları derhal Yüce Divan'a sevk edilmelidir.

Türkiye 'Muhalifler' denilen teröristler için gizli üs kurdu mu? AKP hükümeti milletine ve değerlerine ihanet içinde mi? Suriye'de gerçekten neler olduğunu milletimize doğru olarak anlatılıyor mu? Muhalifler yada Özgür Suriye Ordusu meşru bir yapılanma mı? Afganistan, Irak, Libya düşürülmüşken, Katar, Ürdün ve Suudi Arabistan zaten tam anlamı ile batının kontrolünde iken ve ABD başkanı "Bu bir haçlı seferidir." diye ekranlarda bağırmışken, Dış işleri bakanı "22 ortadoğu ülkesini haritadan sileceğiz." demişken, Rusya başbakanı "Bu operasyonlar orta çağ haçlı seferlerine benziyor" demişken, Fransız bakan "İdarecilerimiz bir haçlı seferi düzenliyorlar." demişken, sözde İslami parti olduğu iddia edilen bir partinin ve onun alnı secdeli liderinin bunları görememe ve asıl maksatları bilememe lüksü-mazereti olabilir mi?

BOP tam anlamı ile uygulanmaya devam ediliyorken, daha derinde de bir Büyük İsrail projesi varken, nasıl olur da bu şer güçlerin bütün emirlerini harfiyen yerine getiren uygulamalar yapar. Nasıl olur da bir de ekranlarda halkına tiyatro çevirip Davos'da rol yapar?

Öyle ise Büyük ortadoğu projesinin eşbaşkanı, neden böyle hareket ediyor, kimlere çalışıyor, İsviçre'deki banka hesapları neden dolup taşıyor? Ve Türkiye nereye götürülüyor?